Yatırımın temeli hukuk devleti
✨ AI Summary
🔊 جاري الاستماع
Ekonomistler, sermaye akışının kalıcı hale gelmesi için sadece düşük vergi oranlarının yeterli olmadığını, öncelikle hukukun üstünlüğü ve mülkiyet güvenliğinin tesis edilmesi gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı kapsamında açıkladığı yeni vergi düzenlemeleri tartışma yarattı. Düzenlemeler, yurt dışından sermaye ve gelir çekmeye yönelik adımları beraberinde getirirken, vergi mükellefi olmayan kişilerin yurt dışı kaynaklı gelirlerinin 20 yıl boyunca Türkiye’de vergilendirilmeyeceği, veraset ve intikal vergisinin ise yüzde 1 seviyesinde uygulanacağı açıklandı. Ayrıca imalatçı ihracatçılar için Kurumlar Vergisi oranı yüzde 20’den yüzde 9’a, yalnızca ihracat yapan şirketler için ise yüzde 14’e düşürülecek. Vergi Uzmanı ve Sözcü Yazarı Ozan Bingöl, sermaye çekiminin yalnızca vergi oranlarıyla sağlanamayacağını, asıl belirleyici unsurun hukukun üstünlüğü, öngörülebilirlik ve mülkiyet güvenliği olduğunu vurguladı. Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ceyhun Elgin de yabancı sermayenin önceliğinin hukukun üstünlüğü ve öngörülebilir bir ekonomik ortam olduğunu söyledi. 180 DERECE DÖNER Mİ? Elgin, vergi avantajlarının kısa vadede kur, rezerv ve Borsa İstanbul açısından olumlu fiyatlanabileceğini ancak güven zayıfsa bu akımların uzun vadeli yatırıma dönüşmeyip kısa vadeli fırsat arayışına kayacağını belirtti. Yatırımcıların ‘Bir anda 180 derece politika değişir mi’ sorusuna net cevaplar aradığını ifade eden Elgin, asıl belirleyici unsurun vergi değil; güven, hukuk devleti, kur istikrarı, enflasyonla mücadele ve kurumsal şeffaflık olduğunu dile getirdi. CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay ise özellikle kayyum uygulamaları ve mülkiyet hakkına ilişkin tartışmaların uzun vadeli sermaye açısından güven sorununu derinleştirdiğini belirtti. Vergi adaletsizliği derinleşir Bu teşviklerin ‘adalet boyutuna’ dikkat çeken, Prof. Dr. Ceyhun Elgin, “İçeride yıllardır vergi ödeyen, yüks...





