Uzmanlar uyardı: Halı saha maçları gizli kalp hastalıklarını tetikliyor
✨ AI Summary
🔊 جاري الاستماع
[Fotograf: AA] Havaların ısınmasıyla halı saha yaralanmalarında artış yaşandığı, yoğun eforun bazı kalp hastalıklarını ortaya çıkarabildiği, maç esnasında göğüs bölgesine alınan şiddetli darbelerin ise nadir de olsa hayati tehlikelere yol açabildiği bildirildi. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Telat Keleş, yaptığı açıklamada, halı saha gibi yoğun efor gerektiren sporların, fark edilmeyen kalp hastalıkları açısından risk oluşturabildiğini belirterek, bu durumun ani sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yoğun efor gerektiren spor esnasında ortaya çıkabilecek kalp hastalıklarına dikkati çeken Prof. Dr. Keleş, "Haftada bir halı saha maçı gibi amatör olarak spor yapan kişilerde müsabaka sırasında gelişen bazı hastalıklar ritim bozukluklarına neden olup ani ölümlere yol açabiliyor. Gençlerde en sık ani ölüm nedenlerinden biri 'hipertrofik kardiyomiyopati' dediğimiz kalp kası hastalığıdır. Toplumda 500 kişiden birinde görülen nadir olmayan bir durumdur ve hangi yaşta ortaya çıkacağı da öngörülemiyor." dedi. Prof. Dr. Keleş, halk arasında damar sertliği olarak bilinen aterosklerozun çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini ve ilk bulgu olarak kalp kriziyle ortaya çıkabildiğini belirtti. Bu nedenle ağır ve yoğun efor gerektiren sporlara başlayacak kişilerin öncesinde mutlaka kardiyolojik muayeneden geçmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Keleş, "Özellikle orta yaşta bir kişi halı saha maçı gibi efor gerektiren sporlar yapıyorsa, yürürken ya da merdiven çıkarken nefesinde kesilme hissediyor, göğsünde baskı veya yanma hissi, eforla birlikte baş dönmesi gibi şikayetleri ortaya çıkıyorsa bu belirtileri hafif dahi olsa ihmal etmemeli." şeklinde konuştu. Prof. Dr. Telat Keleş, maç esnasında sporcunun daha önce karşılaşmadığı halsizlik, baygınlık hissi, ani çarpıntı ya da göğüste sıkışma gibi şikayetlerin ortaya çıkması halinde oyuna devam etmemesi gerektiğini, bu durumda spora ara verilmesi ve en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmasının önem taşıdığını söyledi. Göğüs bölgesine alınan şiddetli darbelerin de risk oluşturabildiği uyarısında bulunan Prof. Dr. Keleş, "Müsabaka sırasında göğse alınan sert ve şiddetli darbeler ani ritim bozuklukları nedeniyle ölüme neden olabilir. Örneğin, çok şiddetli şut atıldı ve kişinin göğsüne, kalbinin üzerine gelmesi ölümcül ritim bozukluğuyla kişinin ani ölümüne neden olabilir. Kalp hastalığı ve şikayetleri olmayan bir kişi de halı saha maçı sırasında fenalaşabilir. İnsanlar çoğu zaman şikayet yoksa kalp hastalığı da yoktur diye düşünüyor ancak kalp hastalıkları hiçbir belirti vermeden sinsi bir şekilde ilerleyebilir." diye konuştu. Kalp kası hastalıklarının her yaşta ortaya çıkabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Keleş, şunları kaydetti: "Uzun yıllardır düzenli spor yapan bireylerin de örneğin 40-45'li yaşlara geldikten sonra belirli aralıklarla sağlık kontrolünden geçmesi önem taşıyor. Kalp kası hastalıkları her an ortaya çıkabilir ve çoğu zaman önceden fark edilmeyebilir. Ayrıca saptanmamış ritim bozukluklarına yol açabilecek hastalıklar da söz konusu olabilir. Spor yaptıktan sonra ara verip yeniden başlayan, özellikle halı saha gibi yoğun efor gerektiren aktivitelere yönelen orta yaşlı kişilerin muayeneden geçmesi lazım çünkü efor testi ile olası riskleri önceden saptamaya çalışıyoruz." Prof. Dr. Keleş, günümüzde koroner arter hastalığının daha erken yaşlarda görülebildiğini, yaşam tarzı, kolesterol yüksekliği, egzersiz eksikliği, stres ve sigara kullanımının etkisiyle 30'lu ve 40'lı yaşlarda da kalp krizi vakalarının görüldüğünü vurguladı. Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şervan Gökhan ise halı saha maçlarında meydana gelen yaralanmalara ilişkin bilgi verdi. Gökhan, "Havaların ısınmasıyla birlikte halı saha yaralanmalarını daha sık görmeye başladık. En sık ortopedik yaralanmalarla karşılaşıyoruz ancak hayatı tehdit eden en ciddi tablolar ani kardiyak problemlerdir. Bu durumlar genellikle kalp damar hastalığı, hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörleri bulunan ancak bunun farkında olmayan ya da sağlık sorunlarını ihmal eden kişilerde görülüyor. Halı saha maçları yapısı itibarıyla çok fazla efor ve yoğun rekabet gerektiren bir spor dalı olduğu için bu riskleri olan kişilerin hekim kontrolünden geçmeden maç yapmamalarını önemsiyoruz." ifadelerini kullandı. Maç sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkması halinde oyunun derhal durdurulması ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gökhan, yardım gelene kadar uygulanacak kalp masajı ve solunum desteğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Gökhan, müsabakalara çıkmadan önce yapılması gerekenlere dikkati çekerek, yüksek efor gerektiren sporlar öncesinde 10-15 dakika sürecek ısınma egzersizlerinin yapılmasının önemine işaret etti. Ani efor artışının kalp üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Gökhan, bunun ritim bozukluklarına yol açabileceğini söyledi.





