SIM kartı valinin emriyle yolladım
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel’in yakın koruması Şükrü Eroğlu ifade verdi. Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’nda ifade veren Eroğlu, Doku’ya ait SIM kartı Vali Sonel’in talimatıyla Ankara’ya gönderdiğini söyledi. Kaybolma olayından sonra Doku ailesinin valiliğe gidip geldiğini ifade eden Eroğlu, bu ziyaretlerden birinden sonra Sonel’in yarım a4 zarfı kendisine vererek bunu Gürkan’a gönder dediğini aktaran Eroğlu, “Gürkan isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili retweet gibi işlemleri yapan ve telefonumda “Sosyal medya Gürkan” diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine verdim” diye konuştu. Vali Sonel’in aynı gün kendisine, zarf içinde kayıp kız Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini söylediğini aktaran Eroğlu, “Gülistan’ın SIM kart şifresi, Instagram kullanıcı adı veya şifresi veya diğer şifrelerine dair hiçbir bilgim yok” diye konuştu.

ZARFI OTOBÜSLE YOLLADIM
Eroğlu ayrıca, SIM kartı Gökhan isimli kişiye otobüsle gönderdiğini, Gökhan’ın inceleme sonrası hazırladığı raporu yine otobüsle geri yolladığını ve bu zarfı Vali Sonel’e teslim ettiğini söyledi. “Tüm işlemler valinin talimatıyla yapılıyordu” diyen Eroğlu, SIM kart gönderilmeden önce de Gökhan Ertok ile görüştüğünü belirtti. Ertok’un kendisine iki ayrı konum gönderdiğini, bunu Vali Sonel’e ilettiğinde “Gidin bakın” talimatı aldıklarını ifade etti. Bunun üzerine Akın Gül ve Emre Başel ile birlikte belirtilen noktalara gittiklerini söyleyen Eroğlu, ilk noktanın Atatürk Mahallesi’nde, öğretmenevi civarında suya yakın bir bölge olduğunu, ikinci noktanın ise Tunceli–Kovancılar yolu üzerindeki Uzunçayır Barajı Köprüsü çevresi olduğunu aktardı. Her iki bölgede de kısa süre inceleme yaptıklarını, ancak herhangi bir bulguya rastlamadıklarını söyledi. Eroğlu, “Sonra Vali beyi arayıp ‘bir şey yok sayın valim’ dedik. O da ‘Tamam’ dedi ve geri döndük” ifadelerini kullandı. Ayrıca tüm yazışmaların WhatsApp kayıtlarında bulunduğunu belirtti. Soruşturma kapsamında Gülistan Doku’nun son görüldüğü iddia edilen Sarı Saltuk Viyadüğü çevresiyle ilgili soruya ise Eroğlu, bölgeye gitmiş olmaları halinde bunun resmi program kapsamında, vali ve koruma ekibiyle birlikte gerçekleşmiş olabileceğini söyledi. Eroğlu, bir gün ceset bulunduğu haberiyle Sarı Saltuk Viyadüğü çevresine gittiklerini ve burada kimliği belirsiz bir cesedin Gülistan Doku olup olmadığının teşhisini bizzat Vali Sonel’in kendisinin yaptığını söyledi.
TARANTULA BESLİYORMUŞ
2016 yılından beri Sonel’in korumalığını yapan Eroğlu, “Mustafa 2019-2020 yıllarında liseye gidiyordu. Ekip arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla elinde boncuk atan soft silah diye tabir edilen uzun namlulu silahlardan vardı, hayvanlara karşı da merakı vardı, köpek, kuş, tarantula, yılan, kedi beslerdi” dedi. 2023 yılına kadar vali ve ailesiyle yakın temasta olduğunu söyleyen Eroğlu, Mustafa Sonel’in yakın arkadaş çevresini tanıdığını ve gençlerin seyahatlerini dahi kendisinin yönettiğini belirtti.
GÜLİSTAN DOKU’YU TANIMIYORUM
Soruşturmada tutuklanan Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılıkta verdiği ifade de ortaya çıktı. Sonel ifadesinde Gülistan Doku'yu şahsen tanımadığını iddia ederek, “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım” dedi. Hakkındaki suçlamaları reddeden Sonel, “Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir alakam yoktur” ifadelerini kullandı. Cinayet gecesine dair daraltılmış baz raporları ve PTS kayıtlarının sorulması üzerine Sonel, “Biz o yoldan sadece araçla geçerken yakıt alır veya turlardık. O bölgede hareket halinde olduğumuz için telefonlarımızın baz vermesi normaldir. Ayrıca Doku’yu tanımıyorum ki barajda bulunan makas, reçete veya notun ona ait olduğunu bileyim. Bu olayda benim ismimin geçmesi de babamın vali olmasındandır” dedi.
KIZIMIN BİR MEZARI OLSUN
Tunceli Adliyesi önünde bekleyen abla Aygül Doku, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi hakkında, avukatlarının tutuklama talebiyle başsavcılığa dilekçe verdiğini söyledi. Başsavcı Ebru Cansu'ya güvendiklerini ifade eden Doku, “Adalete inanıyoruz. Bunların (zanlıların) da en ağır şekilde müebbet almasını istiyoruz” dedi. Anne Bedriye Doku da Başsavcı Ebru Cansu'nun kızının katilini bulacağına inandığını belirterek, şöyle konuştu: “İnşallah benim kızımın da bir an önce kemikleri bulunacak. Bir mezarı da olsun. Ben gideceğim, bir Fatiha okuyacağım. Onlar da müebbet alacak inşallah. Ebru savcıya ne desem azdır, teşekkürü orada bırak, onun ayağını öpüyorum. 6 senedir ben bu dağlarda geziyorum.”
Gülistan Doku'nun annesi konuştu: Kızımın bir mezarı olsun
Gülistan Doku soruşturmasındaki 10 tutuklu Elazığ Cezaevine getirildi





