... | 🕐 --:--
-- -- --
عاجل
⚡ عاجل: كريستيانو رونالدو يُتوّج كأفضل لاعب كرة قدم في العالم ⚡ أخبار عاجلة تتابعونها لحظة بلحظة على خبر ⚡ تابعوا آخر المستجدات والأحداث من حول العالم
⌘K
AI مباشر
371851 مقال 225 مصدر نشط 38 قناة مباشرة 3536 خبر اليوم
آخر تحديث: منذ 0 ثانية

Halk ozanı Aşık Mahzuni Şerif'in türküleri hafızalardaki yerini koruyor

سياسة
Anadolu Agency TR
2026/05/16 - 08:20 504 مشاهدة
GÜNDEMDÜNYAEKONOMİSPORANALİZ|EDITIONTürkçeEnglishBHSCPусскийFrançaisالعربيةKurdîکوردیShqipفارسیмакедонскиBahasa IndonesiaEspañol$RC("B:1","S:1")KültürPortreHalk ozanı Aşık Mahzuni Şerif'in türküleri hafızalardaki yerini koruyorHalk Ozanları Federasyonunca dünyanın en büyük 3 ozanı arasında gösterilen Aşık Mahzuni Şerif'in vefatının üzerinden 24 yıl geçti.Aişe Hümeyra Akgün16 Mayıs 2026•Güncelleme: 16 Mayıs 2026İstanbulUnutulmaz sanatçı, yaşamı boyunca "Han Sarhoş Hancı Sarhoş", "Çeşmi Siyahım", "Yalan Dünya" ve "Dom Dom Kurşunu" adlı eserlerin arasında bulunduğu 453 plak ile 58 kasete imza attı. Asıl adı Şerif Cırık olan Aşık Mahzuni Şerif, Döndü ve Zeynel Cırık çiftinin oğlu olarak 17 Kasım 1939'da Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesinde, bugünkü adıyla Tarlacık olarak bilinen Berçenek köyünde doğdu. Sanatçı, Afşin'in Alembey köyündeki Lütfi Mehmet Efendi Medresesi'nde öğrenimine başladı, köylerine ilkokul yapılınca öğrenimine ilkokulda devam etti. Şerif, 1959'da Mersin 3. Astsubay Hazırlama Okulu'ndan, 1960'ta ise Ankara Ordu Donatım Teknik Okulu'ndan mezun oldu. Daha sonra Kuleli Askeri Lisesi'ne kaydolan ozan, maddi zorluklar nedeniyle eğitimini yarıda bıraktı. Saz çalmayı ve deyiş söylemeyi küçük yaşlarda amcası Aşık Fezali'den (Behlül Baba) öğrenerek müzik hayatına başlayan halk ozanına, mahcupluğu nedeniyle tasavvuf dersleri aldığı Cırık Baba tarafından "Mahzuni" mahlası verildi. Sanatçı, 1960'lı yıllardan itibaren özellikle plaklara okuduğu türkülerle tanındı. Başta Alevi-Bektaşi toplulukları olmak üzere Anadolu'da büyük ilgi gördü. İsveç'te Türkçe yayın yapan bir radyoda yaptığı açıklamada Aşık Mahzuni, Anadolu'ya hayranlığını aktararak, şunları söylemişti: "Beni Mahzuni eden en büyük kaynak, bir halkın içinden doğmuş olmamdır. Bu sebebin içindeki en büyük etken de o halkın hayata doyumlu olmayışı ve beni ozanlığa itişi olmuştur. Ben köken itibarıyla bir köylü çocuğuyum. Bütün iliğimde kır yatar benim. Anam, babam, yedi sülalem, buram buram Anadolu'mun dağ ve çiçek kokusunu almıştır. Şairliğimde, bu coğrafi yapı kadar orada yaşayan topluluğun da etkisi çok büyüktür. Büyük kentler her nedense şiirimde iyi bir ilham kaynağı olmamıştır. O nedenle doğduğum insan kitlesinin içinde yaşamayı tercih ettim." Mahzuni Şerif, 17 yaşındayken dayısının kızı Emine ile evlendi. Bu evlilikten kızı Züleyha dünyaya geldi. İlk eşinden boşanan ozan, Ankara'da okurken tanıştığı İtalyan asıllı Sovina (Suna) ile ikinci evliliğini yaptı ve bu evlilikten Ferhat, Şirin ve Emrah isimli üç çocuğu oldu. Usta sanatçı, üçüncü evliliğini ise Gaziantep'te ilkokul öğretmeni Fatma Hanım ile gerçekleştirdi ve bu evlilikten de Derya, Ali Bülent, Şeyda ve Yetiş adlarını verdiği çocukları dünyaya geldi. İlk plağını 1964'te çıkaran sanatçı, bir süre Gaziantep'te ikamet ettikten sonra göç ettiği Ankara'da Fikret Otyam, Feyzullah Çınar, Nesimi Çimen, Aşık Daimi ve Kul Ahmet gibi isimlerle bir araya gelmeye başladı. Aşık Mahzuni, burada Aşıklar Derneğini kurdu, ressam Fikret Otyam ile Gazeteciler Sendikasının desteğiyle konserler verdi. Aşık Mahzuni, Türkiye ve Almanya'da verdiği konserlerde çalıp söylediği türküler yanında aşırı sol söylemlerinden dolayı zaman zaman sorgulandı. 12 Mart 1972 muhtırasının ardından Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmesi üzerine, "Erim Erim Eriyesin" türküsünden dolayı dört ay hapse mahkum edildi. Yurt dışına gitmesi 8 yıl yasaklanan Aşık Mahzuni Şerif, sanattan ve türkülerden uzak kalmamak için bir süre küçük bir dükkanda plak satmaya başladı. Sanatçı, aşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden Aşık Veysel Şatıroğlu'nu Sivas'ta 1972'de ziyaret etti. 1989-1991 yıllarında kurucularından olduğu Ozanlar Derneğinin genel başkanlığını da üstlendi. Yazar Miyase İlknur'un Aşık Mahzuni Şerif'in hayatını anlattığı yazısında ise şu ifadelere yer verildi: "Yaşamı boyunca hep bir derviş gibi yaşadı. Her zaman mahcup ve alçak gönüllü tavrını korudu. Bir çocuğun bile karşısında konuşurken yüzünü yerden kaldırmadı. Bazen beş yaşında bir çocuk bazen asırları devirmiş bir bilgenin kimliğine büründü. Aynı zaman diliminde halden hale girerdi. Bir yanı hep çocuk kaldı. Onun bu çocuksu ve saf yönü çevresindeki dostlarını güldürürdü. On binlerce hayranı olmasına karşın kendisini bir sanatçı gibi görmeyip, Şakir ve Cırık Baba'nın dizinin dibinde saz çalıp, nefes söyleyen mahcup Mahzuni olarak kaldı." Duygu ve düşüncelerini sazının yanı sıra Milliyet, Meydan ve Anadolu'nun Sesi gazeteleri ile Pir Sultan, Hacı Bektaş, Kızıldeli ve Ozanca adlı dergilerdeki yazılarıyla dile getiren Aşık Mahzuni Şerif, bazı yazıları ve türküleri sebebiyle de birkaç defa hapse mahkum edildi ve iki defa idamla yargılandı. Sanatçı, 1989-1991'de Halk Ozanları Federasyonu tarafından dünyanın en büyük 3 ozanı arasında gösterildi. Halk şiirine gönülden bağlanan Mahzuni Şerif, yaşamı boyunca 453 plak, 58 kasete imza attı. "Gel Gizli Gizli", "Zincirli Vize", "Fadimem", "Dargın Mahkum", "Dom Dom Kurşunu", "Benim Neyim Var", "Barışak" ve "Son Acı (Orta Doğu)" adlı albümlere de imza atan sanatçı, türkülerinin yanı sıra serbest vezinde yazdığı şiirleri "Dolunaya Tül Düştü" adlı kitabında topladı. Almanya'nın Köln şehrinde kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle 2001'de yoğun bakıma alınan halk ozanı, tedavinin ardından mayıs ayında hastaneden taburcu edilse de bir yıl sonra 17 Mayıs 2002'de 62 yaşındayken hayata veda etti. Aşık Mahzuni, vasiyeti üzerine Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesindeki Hacı Bektaş Veli Külliyesi'nin yakınında Çilehane adı verilen yere defnedildi. Gerek aşk ve toplumsal içerikli gerekse sol ağırlıklı ideolojik şiirleriyle tanınan Aşık Mahzuni Şerif, şiirlerinde bilhassa Pir Sultan, Aşık Veysel ve Davut Sulari'den etkilendiğini, Aşık Veysel için yazıp söylediği bir şiiri okuduğu plağın başındaki konuşmasında, "Ben Mahzuni olmuşsam tarihi geleneğim Pir Sultan'dan, özlemim senden, sesim Davut Sulari'den ve yüreğim Hak'tandır." şeklinde ifade etmişti. Yaklaşık 550 kadar şiiri bulunan Mahzuni'nin bu şiirlerinin hemen hemen hepsi kendisi tarafından bestelendi ve türkü olarak da birçoğu TRT repertuvarında yer aldı. Haberi PaylaşAnadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. $RC("B:4","S:4")Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan temaslarıTrump-Şi görüşmesiABD/İsrail-İran SavaşıCANLIKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Eskişehir’de “Türkiye Kültür Yolu Festivali Açılış Töreni”nde konuşuyor
مشاركة:

مقالات ذات صلة

AI
يا هلا! اسألني أي شي 🎤