Dünyanın gözü İslamabad’da... Ateşkes sonrası zorlu pazarlık başladı: Müzakerelerde dört düğüm
✨ AI Summary
🔊 جاري الاستماع
ABD ve İran arasında varılan 15 günlük ateşkes anlaşmasının ardından dünya kamuoyu bugün Pakistan’ın başkenti İslamabad’da başlayacak müzakerelere kilitlendi. İran yönetiminin görüşmelerin yapılabilmesi için Lübnan’a yönelik saldırıların durması konusunda ısrar etmesi sonuç verdi; Pakistan’ın Washington üzerindeki baskısı ve Beyaz Saray’dan Tel Aviv’e giden telefon bugünkü görüşmeleri mümkün hale getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’a Başkan Yardımcısı JD Vance, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner’dan oluşan bir heyet gönderirken İran’ı temsilen görüşmelere Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin katılması bekleniyor. Görüşmelerde tarafların aynı masaya oturması öngörülmüyor. Amerikan ve İran heyetleri ayrı odalarda bulunacak, iletişimi Pakistanlı yetkililer sağlayacak. Vance, Pakistan yolculuğu başlamadan önce yaptığı açıklamada, İran’la yapılacak müzakerelerin olumlu sonuçlanacağına inandığını söyledi. Vance, “Bizimle oynamak istiyorlarsa çok iyi sonuçları olmaz” dedi. Kalibaf da müzakerelerin başlayabilmesi için Lübnan’da ateşkes sağlanması ve İran’ın bloke edilen varlıklarının serbest bırakılması gerektiğini belirtti. Öte yandan müzakerelerin 4 madde üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.1- NÜKLEERDE ARA YOL BULUNABİLİR Mİİran’ın uranyum zenginleştirme çalışmaları, ABD’nin Tahran’ı nükleer silahı peşinde koşmakla suçlamasına yol açarken Batı’nın da İran ile ilişkilerinin merkezinde yer alıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran’ın 440 kilo yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu olduğunu açıklamış; miktarın nükleer silah üretmek etmek için gerekli yüzde 90’lık orana yükseltilebileceği aktarılmıştı. ABD, Tahran ‘dan nükleer programını sınırlandırması ve stokların ülke dışına çıkarılmasını talep ederken İranlılar ise amaçlarının sadece ‘sivil enerji’ elde etmek olduğunu öne sürüyor. Uzmanlar, Tahran’a nükleer enerji ile ilgili bazı garantiler verilmesi koşuluyla, zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışını çıkarılmasıyla ilgili uzlaşı sağlanabileceğini değerlendiriyor.2- HÜRMÜZ VE TAZMİNAT BİRLİKTE ELE ALINABİLİRİran’ın Hürmüz Boğazı’nda geçişleri fiilen kısıtlaması, küresel petrol ve doğalgaz fiyatlarında sert artışa yol açarken boğazın kontrolünün kimde olacağı, müzakerelerin düğümleneceği konuların başında geliyor. Savaşın başından bu yana İran, Hürmüz’de petrol gemilerinden varil başına 1 dolar kazandığı “gişe sistemi” uygulamasını hayata geçirdi. ABD’nin transit geçiş talebine karşılık İran tarafı; büyük gelir sağlayabileceği bu sistemden vazgeçmek istemiyor. Körfez ülkelerinin uygulamaya sıcak bakmayacağı düşünülürken, Tahran’ın ABD’den tazminat talebi karşılığında, Washington’ın geçişlerden İran’ın faydalanabileceği bir sisteme onay verebileceği de değerlendiriliyor. İslamabad’a önce İran heyeti ulaştı. Heyeti taşıyan uçak TSİ 23.00 sularında Nur Khan Askeri Hava Üssü’ne iniş yaptı.3- FÜZE VE DRON ÜRETİMİNE SINIRLAMA GELECEK Mİ28 Şubat’ta başlayan ve 40 gün süren karşılıklı saldırılarda rüştünü ispatlayan İran’ın balistik füze programı, masada ele alınacak bir diğer sıcak başlık olarak öne çıkıyor. Washington, İran’ın füze ve dron programının sınırlandırılmasını talep ederken Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı Ahmed Vahidi, müzakerelere katılacak Kalibaf ve Arakçi’nin füze programı üzerinde hiçbir pazarlığa girmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle İsrail’in bu konuda ABD’ye baskı uyguladığı bilinirken, üç ülke arasında karşılıklı saldırmazlık anlaşması imzalanması dışında Tahran yönetiminin savunma kabiliyetlerini sınırlandırmaya ‘evet’ demesi beklenmiyor. Gözden Kaçmasın İslamabad sahnesinin dört aktörü Haberi görüntüle 4- İRAN VEKİL GÜÇLERİNDEN VAZGEÇER Mİİran’ın Irak’ta Haşdi Şabi, Lübnan’da Hizbullah ve Yemen’de Husi güçleri üzerindeki etkisi Ortadoğu’da sadece ABD ve İsrail tarafından değil, diğer ülkeler tarafından da ‘istikrar bozucu’ olarak değerlendiriliyor. Tahran’ın bölgesel yayılmacı siyasetinin yansıması olarak kabul edilen ‘vekil güçler’ politikası, İranlı yöneticilerin yalnız kaldığı ve pozisyonlarını savunmak için argüman üretmekte zorlandıkları müzakere maddesi olarak öne çıkıyor. ABD ve İsrail’in yanı sıra Körfez ülkeleri de İran’ın Haşdi Şabi, Hizbullah ve Husiler üzerinden Ortadoğu’da ‘yıkıcı’ bir etki göstermesine karşı çıkıyor. Uzmanlar, söz konusu grupların kendi ülke siyasetlerine sivil entegrasyonu aracılığıyla ‘vekil güçler’ sorununun çözülebileceğini, İran’ın söz konusu üç grup üzerinden Irak, Lübnan ve Yemen’de yumuşak gücünü sürdürebileceğini belirtiliyor. TRUMP: ANLAŞMA OLMAZSA VURURUZ ABD Başkanı Donald Trump, New York Post gazetesine verdiği röportajda, Pakistan’daki görüşmelerden bir anlaşma çıkmaması halinde İran’a saldırmak üzere ABD savaş gemilerinin yeniden silahlandırıldığını belirtti. Trump, “Gemileri en iyi silahlarla donatıyoruz. Bir anlaşmaya varamazsak, bunları kullanacağız” dedi. Ardından Truth Social platformundan paylaşım yapan Trump, İran’ın “uluslararası su yollarını kullanarak kısa vadeli şantaj yapmaktan başka bir koza sahip olmadığını” savundu. İran’ın tek seçeneğinin müzakere olduğunu da ekledi.GÜVENLİK TEDBİRLERİ ÇOK SIKIMüzakerelerin İslamabad’da düzenleneceğinin açıklanmasının ardından kentte uygulanan güvenlik tedbirleri doruk noktasına ulaştı. Heyetlerin güvenliğini sağlamak için 10 binden fazla polis ve güvenlik personeli görevlendirilerek başkentte “’kırmızı alarm” durumu ilan edildi. Pakistan’da hükümet kaynakları, İslamabad’da yapılacak görüşmelerin sıkı güvenlik önlemleri altında bir askeri tesiste gerçekleştirileceğini ve Pakistan ordusunun söz konusu görüşmeleri yöneteceğini bildirirken Pakistan medyası ise müzakerelerin kentteki beş yıldızlı lüks Serena Oteli’nde yapılacağını öne sürüyor. Otelin etrafında 3 kilometrelik bir güvenlik hattı oluşturulduğu, hem ABD hem de İran heyetlerinin otelde konaklamasının beklendiğini aktarıldı. Oteldeki tüm misafirlerden çıkış yapmalarının istendiği belirtildi.TRUMP’DAN NETANYAHU’YA AYAR: ‘LÜBNAN’A SALDIRILARI AZALT’ABD ve İran halihazırda pamuk ipliğine bağlı iki haftalık ateşkes üzerinde anlaşmışken, İsrail’in “ateşkese dahil olmadığını” savunduğu Lübnan’ı ağır bir şekilde vurmasının ardından Başkan Donald Trump, ateşkesin zarar görmemesi için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kulağını çekti.ABD merkezli Wall Street Journal’ın haberine göre Trump, devam eden saldırıların İran ile planlanan görüşmeleri tehlikeye atabileceği endişesiyle Netanyahu’dan Lübnan’daki askeri operasyonları azaltmasını istedi. Habere göre Trump, çarşamba günü gerçekleşen telefon görüşmesinde Netanyahu’ya “İsrail’in Hizbullah militanlarına karşı kendini savunma ihtiyacını anladığını ancak Lübnan’daki saldırıları azaltarak ateşkesi desteklemesi gerektiğini söyledi. Trump, önceki gün NBC’ye yaptığı açıklamada da “Bibi ile konuştum ve o da bu konuyu biraz daha sakinleştirecek. Bence biraz daha sakin davranmamız gerekiyor” ifadesini kullanmıştı. WASHINGTON’DA GÖRÜŞECEKLERTrump’ın “ricasının” ardından Netanyahu, önceki gün Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve barış ilişkilerinin kurulması amacıyla Lübnan’la doğrudan görüşmeler başlatılması talimatı verdiğini açıkladı. Netanyahu, talimatın ardından yayınladığı bir video mesajda ise “Lübnan’da ateşkes yok, Hizbullah’a büyük bir güçle vurmayı sürdürüyoruz” diye konuştu. İsrail’in Lübnan’ı İran ile gerçekleştirilen ateşkesten koparmayı amaçladığının somut bir örneği olduğu öne sürülen ilk görüşme, salı günü ABD’nin başkenti Washington’da gerçekleşecek. ABD arabuluculuğundaki görüşmeler öncesi İsrail ve Lübnan arasında ilk telefon görüşmesi de yapıldı. Lübnan Cumhurbaşkanlığı Lübnan ve İsrail’in Washington’daki büyükelçileri arasında gerçekleştirilen görüşme aracılığıyla ilk temasın kurulduğunu bildirdi. ABD’nin Lübnan Büyükelçisi de katıldı. Görüşmenin diplomatik çabaların bir parçası olduğu belirtildi. İsrail’in hafta ortası düzenlediği saldırılarda en az 357 Lübnanlı yaşamını yitirmişti. Saldırılarına dün de devam eden İsrail, 21 kişiyi öldürdü. Gözden Kaçmasın Masadaki 5 risk ve 4 umut Haberi görüntüle





