Bakan Çiftçi CHP heyetiyle görüşmesinin detaylarını ilk kez açıkladı: 'Süreç CHP içindeki başvurularla başladı'
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Al Jazeera’ye özel bir mülakat verdi. Yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bakan Çiftçi, CHP Genel Merkezinin boşaltılması sürecine ilişkin konuştu.
GENEL MERKEZİN BOŞALTILMASI TALEBİ CHP HEYETİNDEN GELDİ
CHP Genel Merkezine polisin girmesi kararının neden alındığı sorusuna yanıt veren Bakan Çiftçi, ’'Hukuk devletinde mahkeme kararlarının uygulanması esastır. Güvenlik güçlerimiz bu ilkenin gereğini yerine getirdi. Bu süreç, Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki bazı isimlerin ve delegelerin yargıya yaptığı başvurularla başlamış, devamında ilgili yargı mercileri tarafından kararlar verildi. Daha sonra yine CHP adına yapılan başvurularla mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin talepler Ankara Emniyet Müdürlüğümüze iletilmiştir. Ortaya çıkan tablo, güvenlik güçlerimizin ya da devlet kurumlarımızın başlattığı bir sürecin ürünü değil, yargıya taşınmış hukukî bir sürecin zorunlu sonucudur. Güvenlik birimlerimiz siyasi bir tartışmanın, bir parti içi tartışmanın ya da gerilimin tarafı olamaz. Güvenlik güçlerimiz, mahkeme kararlarının uygulanması ve kamu düzeninin korunması sorumluluğu çerçevesinde görev yapmıştır. Bütün devletler yargı kararlarının uygulanmasını hukuk devleti olmanın ilk şartı olarak görür, Türkiye de hukuk devleti olarak yargının verdiği kararın gereğini yapmıştır’’ açıklamasında bulundu.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ PARTİ İÇİ MESELELERE ÇEKİLMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ
Güvenlik kuvvetlerinin güç kullanma oranında bir sınır aşımı olduğuna dair eleştirilere katılıyor musunuz? sorusuna yanıt veren Bakan Çiftçi, İçişleri Bakanlığının parti içi çekişmelere konu edilmesine asla müsaade etmeyeceklerini belirtti.
Bakan Çiftçi, ‘’Güvenlik güçlerimiz süreç boyunca azami dikkat ve sağduyu içerisinde, kamu düzenini koruma görevi kapsamında ve orantılılık ilkesi çerçevesinde hareket etmiştir. Güvenlik güçlerimizin tutumu hukukun çizdiği sınırlar içindedir ve bu sınırların aşıldığına dair herhangi bir tespit söz konusu değildir. İçişleri Bakanlığı’nın bir partinin iç meselelerinin içine çekilmesine müsaade etmemiz söz konusu olamaz. İçişleri Bakanlığı’nın görevi, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde kamu düzenini, vatandaşlarımızın güvenliğini ve demokratik düzeni korumaktır. Bu kapsamda Ankara Valiliğimizin koordinasyonunda Emniyet birimlerimiz gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almıştır’’ dedi.
CHP HEYETİYLE GÖRÜŞMESİNİN DETAYLARINI AÇIKLADI
CHP Genel Merkezi’nin diyalogla boşaltılması mümkün değil miydi? Sorusuna yanıt veren Bakan Çiftçi, CHP heyeti ile yaptığı görüşmeye ilişkin detayları paylaştı.
Bakan Çiftçi, ‘’Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir heyetin randevu talebine olumlu cevap verildi ve kendileriyle görüştüm. Görüşmede özellikle mahkeme kararına ilişkin hukuki işlemlerin yürütülmesi sırasında parti içinde yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmeler tarafımıza iletilmiştir. CHP yönetimiyle son ana kadar diyalog içinde olduğumuzu CHP yöneticileri de yakından biliyor. Ayrıca, CHP içindeki davalı tarafların birbirleriyle görüşme yaparak Genel Merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman da tanındı. Sürece ilişkin tüm işlemler ilgili adlî ve idarî makamların koordinasyonunda hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yürütüldü. Ancak CHP içindeki davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşmadılar ve mahkeme kararı yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı’’ açıklamasında bulundu.
CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI VE ANAYASAL KURUMLAR HEDEF GÖSTERİLEMEZ
‘CHP yönetimi Cumhurbaşkanı ve bakanlıkların güvenlik güçleri eliyle muhalefeti baskı altına aldığını ve bu nedenle CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesinin olduğunu iddia ediyor’ sorusuna yanıt veren Bakan Çiftçi cumhurbaşkanlığı makamımın hedef gösterilmesini sert bir dille eleştirdi.
Bakan Çiftçi, ‘’Devlet kurumları hiçbir siyasi tartışmanın tarafı hâline getirilemez. Devlet kurumlarını siyasî tartışmaların ve parti içi gerilimlerin parçası hâline getirmeye yönelik yaklaşımlar demokratik siyaset kültürünün tahrip edilmesi amacına matuftur. Muhterem Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanlığı makamına ve devletimizin anayasal kurumlarına yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme girişimleri demokratik siyasetle ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Demokratik siyasetin doğasında eleştiri ve protesto hakkı bulunmaktadır ancak tehdit, hedef gösterme, provokasyon ve kamu düzenini riske atan söylem ve girişimler bu sınırı aşar ve demokratik siyaset zeminine zarar verir. Siyasi rekabetin, parti içi süreçlerin ve demokratik tartışmaların meşru zemini hukuk, demokratik teamüller, sağduyu ve teennidir. Hiçbir kişi ya da grubun kamu düzenini bozmasına, vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit etmesine, güvenlik güçlerine mukavemet göstermesine ve demokratik siyasetin meşru zeminine zarar vermesine müsaade edilmemiştir, edilemez. Yargı kararlarının uygulanması hukuk devletinin gereği, kamu düzeninin korunması ise devletin sorumluluğudur’’ dedi.
Bakan Çiftçi: Vatandaşlarımızın güvenliği için tüm ekiplerimizle sahadayız
Kılıçdaroğlu 'A takımı' için düğmeye bastı! CHP'de yönetim sil baştan: İşte kulislerdeki MYK listesi
Katil İsrail'den 'Mutlak butlan' fırsatçılığı: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye'yi hedef aldı





