Alman rüzgar türbini üreticisi ENERCON, Türkiye’yi stratejik üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırıyor
✨ AI Summary
🔊 جاري الاستماع
|EDITIONTürkçeEnglishBHSCPусскийFrançaisالعربيةKurdîکوردیShqipفارسیмакедонскиBahasa IndonesiaEspañol$RS("S:1d","P:1d")Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan temaslarıTrump-Şi görüşmesiABD/İsrail-İran SavaşıCANLIKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Eskişehir’de “Türkiye Kültür Yolu Festivali Açılış Töreni”nde konuşuyor Fotoğraf: Hakan Nural / AAAnkaraJuritz, 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) kapsamında AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de bu yılın dördüncü çeyreğinde 50 milyon avro yatırımla kurulacak türbin rotor fabrikasında üretilecek teknolojinin halihazırda Avrupa'daki tesislerde kullanılan "kanıtlanmış en yeni nesil teknoloji" olduğunu söyledi. ENERCON'un aynı teknolojiyi Portekiz'de kullandığını, Türkiye'de üretilecek türbin kanatlarının özellikle büyük ölçekli rüzgar türbinleri için geliştirdiğini ifade eden Juritz, "ENERCON, kısa süre önce açıklanan YEKA RES-2025 ihalelerinde iki proje kazandı bu projelerde kullanılacak türbin ekipmanları Türkiye'de kurulacak yeni fabrikada üretilecek." diye konuştu. Heiko Juritz, Türkiye'de daha önce kullanılan ve kendini kanıtlamış bir tedarik zincirinin bulunduğunu, mevcut yapının üzerine de yeni nesil malzemelerle yeni tedarikçiler eklendiğini anlattı. ENERCON'un operasyonlarıyla Türkiye'nin bölgesel bir üretim merkezi haline geldiğine işaret eden Juritz, şöyle devam etti: "YEKA projeleri, iç pazar talebi ve komşu ülkelere yönelik ihracat hedefleri doğrultusunda Türkiye'deki operasyonlarımızı hızla büyütüyoruz. Şirketin hedefi yalnızca iç pazarla sınırlı değil. Türkiye'yi bölgesel bir üretim merkezi haline getirerek başta Romanya, İtalya, Yunanistan ve Balkan ülkeleri olmak üzere çevre pazarlara da ihracat yapılması planlanıyor. Yeni üretim modeli ile 'Türk üretimi ile Alman teknolojisinin birleşimi' gerçekleştirilecek." Heiko Juritz, rüzgar türbini kanatlarının büyüyen boyutları nedeniyle liman, vinç ve taşımacılık altyapısının kritik hale geldiğine dikkati çekti. ENERCON'un mevcut koşullarda Türkiye'de ciddi bir lojistik sorunu görmediğini vurgulayan Juritz, yeni nesil büyük boyutlu rüzgar türbinleri için altyapı yatırımlarının önemli olduğunu aktardı. Juritz, Türkiye'nin her yıl yeni YEKA ihaleleri açma planının önemli olduğunu belirterek "Yatırımcılar daha çok öngörülebilir bir piyasa istiyor. Mevcut YEKA modeli Avrupa'daki örneklerle kıyaslandığında başarılı bir sistem olarak düşünülüyor. Ancak regülasyonların sık değişmesi, yatırımcı açısından risk olarak değerlendiriliyor. Bizim ihtiyacımız olan tek şey, öngörülebilirlik. Talepte, regülasyonlarda ve yatırım ortamında istikrar büyük kapasiteli rüzgar enerjisi yatırımları için kritik önemli." değerlendirmesinde bulundu. Juritz, bazı yabancı şirketlerin Türkiye'de üretim ve istihdam yaratmadan sadece satış yaptığını bunun "adil rekabet ortamını bozduğunu" belirterek "Yerli üretim yapan, istihdam yaratan ve sağlıklı bir üretim ekosistemi hedefleyen şirketlerin destekleyici mekanizmalarla korunmasını önemli buluyoruz." dedi. ENERCON'un yalnızca rüzgar türbin üretimiyle sınırlı kalmayacağının altını çizen Juritz, "Şirket, Almanya'da başlattığı hibrit enerji ve batarya depolama çözümlerini Türkiye'ye taşımayı değerlendiriyor. Türkiye, batarya depolama yatırımları için hedef ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye'de de hibrit çözümler ve batarya sistemleri için bir varlık oluşturmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. ENERCON Türkiye Genel Müdürü ve Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Arif Günyar da 50 milyon avroluk yeni fabrika yatırımının şirketin Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki büyüme potansiyeli ve enerji politikalarındaki kararlılığını gösterdiğini söyledi. Türkiye'de kurulacak yeni fabrikanın yalnızca küresel tedarik zinciri için değil, aynı zamanda iç pazar için de kritik önem taşıdığına dikkati çeken Günyar, şunları kaydetti: "Üretimin yaklaşık yüzde 50'si Türkiye pazarına hizmet edecek. Bu yatırım kararı alınmışsa demek ki ortam belirli bir olgunluğa ulaşmış durumda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yenilenebilir enerji hedeflerini büyütmesi, yatırım kararında etkili oldu. Yenilenebilir enerji yalnızca iklim değişikliğiyle mücadele açısından değil, enerji arz güvenliği ve ekonomik bağımsızlık açısından da stratejik bir sektör haline geldi." Haberi PaylaşAnadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.





