... | 🕐 --:--
-- -- --
عاجل
⚡ عاجل: كريستيانو رونالدو يُتوّج كأفضل لاعب كرة قدم في العالم ⚡ أخبار عاجلة تتابعونها لحظة بلحظة على خبر ⚡ تابعوا آخر المستجدات والأحداث من حول العالم
⌘K
AI مباشر
372106 مقال 225 مصدر نشط 38 قناة مباشرة 3534 خبر اليوم
آخر تحديث: منذ 0 ثانية

SANKO Holding Onursal Başkanı Konukoğlu, yarım asrı aşkın iş yaşamını anlattı

اقتصاد
Anadolu Agency TR
2026/05/16 - 09:13 501 مشاهدة
Fotoğraf: Muhammed Furkan Dursun / AAİstanbulHikayesi, 1904 yılında Gaziantep'te büyük dede Sani Bey'in kurduğu mütevazı dokuma tezgahıyla başlayan SANKO Holding, tekstilden enerjiye, çimentodan yüksek teknolojiye kadar pek çok alanda küresel ölçekte faaliyet gösteren Türkiye'nin en köklü sanayi kuruluşlarından biri oldu. Vizyoner ve paylaşımcı yönetim anlayışıyla 1994'ten bu yana SANKO'yu sanayileşmenin sembolü haline getiren SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, markanın aile geleneğinden küresel bir güce dönüşme hikayesini, genç yaşta ticaret hayatına atılışını ve bu devasa yolculukta ailesiyle birlikte göğüsledikleri zorlukları AA muhabirine anlattı. Konukoğlu, ilkokul 4. sınıfa giderken annesini kaybetmesinin ardından, o dönem yaklaşık 70 personelle tekstil sektöründe faaliyet gösteren dedesi ve ninesiyle vakit geçirdiğini belirterek, küçük yaşlardan itibaren tekstil sanayisiyle iç içe büyüdüğünü ifade etti. Konukoğlu, babasının kendisini ustasına emanet ettiği ve çalışma hayatının başladığı güne değinerek, "Babam beni getirdi, ustama teslim etti. Dedi ki 'Bak, Muharrem usta, bu benim oğlum ama bu saatten sonra oğlum değil. Bu senin çırağın, eti senin, kemiği benim. Eğer buna iltimas edersen sana hakkımı haram ederim.' Ardından bana da döndü ve 'Bundan sonra 'baba' evde, fabrikada 'baba' yok' dedi. Ben ancak askerden dönüp idareye geçtiğimde fabrikada 'baba' diyebildim. Patron geldi patron gitti." şeklinde konuştu. Çalışmaya başladığı ilk yıllarda Gaziantep'te sanayi imkanlarının kısıtlı olduğunu belirten Konukoğlu, Adana ve İstanbul'dan getirttikleri eski makinelerle içerisinde 300 kişinin çalıştığı bir mağarada iplik tesisi kurduklarını kaydetti. Konukoğlu, zor şartlar altında eski makinelerle faaliyet gösteren tesislerinde "sıfırdan" yetiştiğine işaret ederek, "Su tesisatçılığı, elektrikçilik yaptım, tornada çalıştım, kaynak yaptım yani biz anahtar cebimizde A'dan Z'ye büyüdük. Devamlı arıza tamir ederdik, çünkü makineler çok eskiydi." diye konuştu. O dönemde yeni makinelere ve mühendislik alanında yetişmiş insan gücüne sahip olmadıklarını vurgulayan Konukoğlu, Gaziantep'te yokluklarla mücadele ederek sanayi alanında adeta "tırnaklarıyla kazıya kazıya" büyüdüklerini anlattı. Merhum babalarından "işi ehline teslim etme" düsturunu öğrendiklerinin altını çizen Konukoğlu, "Babam bizi daha çok sevki idarecilikte yetiştirdi. İnsan idare etmek yani insanları yönetmek ve mümkün olduğu kadar işi iyi bileni iş başına getirmek. Yani 'şu akraba, bu işin başına kalsın' durumu bizde yok. Kardeşim dahi olsa geri geldiğinde her türlü laf söylerim." ifadelerini kullandı. Konukoğlu, babalarından edindikleri başka bir hassasiyetin de doğup büyüdükleri toprağa yatırım yapmak olduğunu anlatarak, "Bizim bir kuralımız var, 'Dünyada Türkiye, Türkiye'de Gaziantep.' Bizim babalarımız buradan İstanbul'a göç etmemişler, bizler de göç etmedik, ve çocuklarımız da göç etmiyor. Çünkü biz burada kazandık burada büyüdük, bir tesis kuracaksak da evvela Gaziantep'e kurarız." dedi. Türkiye'nin tekstil alanındaki başarılarına değinen Konukoğlu, dünyada ve Türkiye'de bu alanda markalaşma süreçlerinin ise doğrudan birikmiş sermayeye bağlı olduğunu kaydetti. Konukoğlu, Türkiye'nin tekstil ve sanayi alanındaki gelişimini değerlendirerek, şöyle devam etti: "8. Cumhurbaşkanı (Turgut) Özal, bu anlamda Türkiye'yi dünyaya açtı bu bir gerçek. O zaman dolar yasaktı, insanlar yurt dışına çıkarken gelişi-gidişi zordu ama Özal geldikten sonra dünyaya açıldık. Yanındaki sektör başkanlarıyla ve sanayicilerle bütün dünyayı dolaştı ve ihracatı artırdı. Ondan sonra (Süleyman) Demirel dönemi vardı ve Demirel de çok iyi bir siyasetçiydi. O da Türkiye'nin gelişmesinde büyük roller oynadı. Amerika'dan Kemal Derviş geldi, ekonomiyi toparladı. Zaman zaman bazı hükümetler bu sıkıntılara girebiliyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza baktığımız zaman çok iyi bir siyasetçi. İsmet İnönü gibi Türkiye'yi pek sağa-sola bulaştırmıyor. Dünya siyasetinde bence tek numara ve çok iyi yürütüyor. Burada baktığınız zaman, bakın İnönü, Dünya Savaşı'na sokmadı bizi. Dikkat ederseniz bugün Sayın Cumhurbaşkanımız da Rusya'yla da konuşuyor, Amerika'yla da konuşuyor, İngiltere'yle de konuşuyor. Herkesle konuşuyor." İş yaşamının yanı sıra Gaziantep'te spora olan katkılarıyla da tanınan Konukoğlu, sporun çok eğitici bir kurum olduğunu kaydetti. Sporda hayata ve iş yaşamına dair öğrendiklerine değinen Konukoğlu, bu deneyimlerine ilişkin şunları kaydetti: "Yenildiğiniz zaman, kulübe gidiyorsunuz, bakıyorsunuz iki tane top toplayıcısı, bir tane masör var hoca bile zor geliyor hepsi kayıp. Yendiğiniz zaman, herkes sizinle. Hayatı spordan öğrendim. Kaybetmeyi, kaybettiğiniz zaman yanınızda hiç kimsenin olmadığını, kazandığınız ve başardığınız zaman kafanızı kaldıracak havayı bile bulamayıp milletin etrafınızda toplandığını gördüm. İşte bunu görebilmek çok önemli. Kazandığınızda herkes etrafınızda eş çok, dost çok akraba çok, darda olduğunuz zaman hiç kimse yok. Bu çok önemli. Onun için çemberi daraltmadan iş yürüttüm." Konukoğlu, “Zirveye çıktıkça etrafınızdaki insanların sayısı azalıyor. Mühim olan zirvede, mümkün olduğu kadar o çemberi kırmak. Eğer o çemberi kıramazsanız, boğulur kalırsınız. Ben sporda çemberi kırmayı öğrendim. Etrafımda bir çember oluşturmadım.” dedi. İşe yeni başladığı dönemde iş yaşamına dair öğrendiği en önemli hususlardan birinin kalite ve dürüstlük ilkeleri olduğunun altını çizen Konukoğlu, babası Sadi Konukoğlu ile bu konuda geçen bir diyalogunu şöyle anlattı: "Bir gün dedim ki 'Baba, tamam kalite üzerinde çok duruyoruz, standartlarımızın dışında kesinlikle çıkmıyoruz. Biraz ikinci kalite mal yapsak ayırt etmek zaten mümkün değil.' Babam dedi ki 'Oğlum işin hilesi dürüstlüktür, malın kalitesini biraz düşürebilirsin adama gönderirsin. Birincide farkına varmaz, ikincide varmaz, üçüncüde varır ve dördüncüde sana gelmez. Bu şekilde senin müşteri sayın aşağıya doğru gider. Ürettiğini satamazsın, fiyat kırarsın.' Peki devamlı satan mı karlı yoksa zaman içerisinde müşterilerini kaybetmiş, daha aşağı satmaya çalışan adam mı karlı? Tabii ki dürüst olan karlı, yani işin hilesi dürüstlüktür." Özel hayatına ilişkin konuşan Konukoğlu, 3 çocuk sahibi olduğunu söyledi. Konukoğlu, çocuklu ailelerin her zaman daha bereketli olduğunu söyleyerek, "Şimdi 3 çocuğum 10 tane de torunum var ama keşke 5-6 altı tane çocuğum olsaydı. Çünkü iş büyüyor, çocuklar işe koşamıyorlar, yetişemiyorlar. Çocuklu aileler her zaman daha bereketli olur ve her çocuk bereketini ayrı getirir. O yönden pişmanım. İş hayatı yönünden baktığınız zaman bazı kaçırdığımız fırsatları keşke gerçekleştirseydim diyorum. Pişman olduğum 3-4 tane sektör var." dedi. Yeni neslin iş yaşamında yeni teknolojiyle iş yapmayı tercih ettiğini ve çok heyecanlı olduğunu vurgulayan Konukoğlu, bu neslin eski nesle göre bilinçli ve da temkinli davrandığını aktardı. Hayatı boyunca en çok etkilendiği anılarından birini anlatan Konukoğlu, şunları söyledi: "Ben üniversitede okumadım yabancı dilim de yok, bu benim zaman zaman zoruma gitti. SANKO Üniversitesinin açılışında ve ilk doktorlara diploma verişimde çok etkilendim, ikisinde de ağladım. Şunu düşündüm, 'Ya Rabbi, beni buralarda okutmadın, bana daha güzel işler yaptırdın ama bugün üniversiteyi açıyoruz inşallah bu çocukların hepsi bu memlekete yararlı olur' dedim. Diploma verirken de orada ağladım konuşamadım bir müddet. 'Ya Rabbi bana, diploma almayı nasip etmedin, sana binlerce şükür, binlerce diploma dağıtıyorum' dedim. Bu iki şey beni çok etkiledi. Çünkü rahmetli babam da hastaneyi kurmayı çok isterdi. Fakat o kuramadan biz tamamladık. Aklımızın ucundan geçmeyen, hayalimizde olmayan seviyelere geldik." Gaziantep'te 1948 yılında doğan Abdulkadir Konukoğlu, iş hayatına 1963 yılında çıraklıktan başlayarak işletmenin her kademesinde görev yaptı. Merhum Sani Konukoğlu'nun 1994'te vefat etmesinin ardından İngiltere'de Tekstil Mühendisliği üzerine eğitim alan kardeşi Zeki Konukoğlu ve diğer kardeşleri Adil, Fatih ve Hakan Konukoğlu'yla işleri devraldı. Abdulkadir Konukoğlu, SANKO Grubu'nun başına geçerek markayı 1996'da holding çatısı altında topladı. Türkiye'den dünyanın dört bir yanına uzanan ve Sani Konukoğlu'nun kısaltmasından adını alan SANKO'nun serüveni 4. kuşakla hız kazandı. Kariyeri boyunca Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Meclis Başkanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyelikleri, TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyeliği gibi pek çok görev üstlenen Konukoğlu, halen SANKO Holding Onursal Başkanlığı ve SANKO Üniversitesi Mütevelli Heyet Onursal Başkanlığı görevini yürütüyor. Türkiye'nin "çıkarları"nı önceliklendiren ve sosyal sorumluluğu misyon edinen Konukoğlu, yaptırdığı okullar, sağladığı burslar ve toplumsal hizmetleri dolayısıyla TBMM Üstün Hizmet Ödülü ve "Vakıf İnsan" ödülü almaya hak kazandı. Gaziantep Üniversitesi tarafından da Konukoğlu'na "Fahri Doktora" ünvanı verildi. Haberi PaylaşAnadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. |EDITIONTürkçeEnglishBHSCPусскийFrançaisالعربيةKurdîکوردیShqipفارسیмакедонскиBahasa IndonesiaEspañol$RS("S:22","P:22")Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kazakistan temaslarıTrump-Şi görüşmesiABD/İsrail-İran SavaşıCANLIUlaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Tokat-Niksar Yolu Şantiyesi İnceleme Programı”nda konuşuyor
مشاركة:

مقالات ذات صلة

AI
يا هلا! اسألني أي شي 🎤